Hayır, dudak tiryakisi de eski MİT ajanı da değilim :) Bay Pipo’ya laf sokmuyorum canım sadece alakam yok siyasetle demek
istiyorum.
Bayan Pipo’yu yine bir yerden çaldım
tabiî ki Cengiz Özakıncı’nın kitaplarından Neveser serisinin üçüncüsü “Siyon
Türk Zelda” da derinlemesine anlatıyor “Bayan Pipo”yu ama benim olayım o
karaktere duyulan hayranlık vs. de değildi maalesef. Pipo kişiliği mi desem? Yalnızca piponun ateşini içinde gizlemesi
mesele. Dışarıdan göstermez içinde tüten ateşi, küllerini… Ondandır işte “kimliksiz
olacaksam eğer Bayan Pipo olurum” deyişim.
Söylediğim kitaplar buram buram
siyaset koksa da uzak dursun benden kendileri. Ama okuyun diyebilirim, elinize gelen her şeyi, taraflı
tarafsız hepsini okuyun. Kitabı yıllarca düşman bilen ülkemizde, okuyanı hapse
atan ülkemizde söylediklerim ahmakça belki. Ama gün bugün. İki görüşü
de görüp kendi görüşümü sunabilmem için ikisini de okumalıyım demek ki. Ben bir
“fikir” sahibi değilim henüz çünkü önce daha çok “bilgi” sahibi olmaya ihtiyacım var.
Hem en korkulası kimseler de bilgisi olmadan fikrini savuranlardır bence.
Sahi kitap, film derken siz Türkler
nasıl diyoorr aa hmm… “Entel”! Evet
entel olma kaygısı güdenlerden değilim. Zaten “entelektüel” kelimesi “entel” diye kısaltıldığından beri saygınlıkları da aynı ölçüde kısalmadı
mı? “Bir yazar okudukları kadar yazardır” gibi bir söz duymuştum yine nerde
olduğunu unuttuğum ve belki de yarım hatırladığım sözlerden biri. Yinede o söze
son derece katılıyorum. Kendime yazar demiyorum yanlış anlaşılmasın ama yeterli
bir açıklama olsa gerek.
Bitirmeden bu başlığa eklemeden geçemeyeceğim
bir söz daha var tabi;
“Bir pipo bazen sadece bir
pipodur” Sigmund Freud.
Yeniden görüşmek üzere..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder