An gelir yalnız hissedersin. Etrafın milyonlarca insanla
doludur. Rehberin onlarca kişi, fotoğraflar onlarca güler yüz barındırır. Ama
an gelir sen; yalnız hissedersin.
Kimse, hiç kimse yetmez o yüreğinin tam ortasındaki kara
deliği doldurmaya.
Ağlamak istersin. Gülünecek onca durum, seni üzecek hiçbir
şey yokken; an gelir ağlamak istersin.
Bazen sadece özlersin.
Bazen sadece birine sarılmak…
An gelir sırf yağmur yağsın istersin. Yağmur… Yalnızlık;
bazen huzur verir, bazense boğazının en ortasında koca bir yumru.
An gelir sadece
yazmak istersin. Sonunu, ucunu düşünmeden. Güzel mi değil mi önemsemeden.
Bazen sadece aynı şarkıyı dinlemek. Defalarca, bıkmadan...
An gelir görünmez olmak istersin. Bütün sorumluluklardan
kaçmak. Belki onun yanında olmak.
Bazen sadece uyumak
istersin. Saatlerce yalnızca kendi dünyanın içinde var olmak…
Bazense sadece ne istediğini bilmezsin.
“İstemek” biz insanları açgözlü yaratıklara çeviren bu sözün
kökü nereden geliyor acaba? Bu gece ben yukarıdakilerin toplamından ibaretim. Toplama
mı çıkarma mı bu merak ettim aslında. Her neyse matematiğim hiç iyi olmadı
zaten. Ben; “yok”um belki. Belki yok olmak istiyorum. Ben sana; benimkinden
daha iyi bir gece diliyorum. Yine gel...
Dipnot: Yazar başlığı "Ergen Tribi" olarak değiştirmeyi planlıyor..
şuan çay iyi gelebilir aslında sana.
YanıtlaSilÇay her zaman iyi gelebilir bana :) Teşekkürler
YanıtlaSil"An gelir Attila İlhan ölür"
YanıtlaSilHiç düşünmemişim hatırlatman hoş olmuş teşekkürler :)
YanıtlaSil