6 Temmuz 2013 Cumartesi

Melankoli

An gelir yalnız hissedersin. Etrafın milyonlarca insanla doludur. Rehberin onlarca kişi, fotoğraflar onlarca güler yüz barındırır. Ama an gelir sen; yalnız hissedersin.

Kimse, hiç kimse yetmez o yüreğinin tam ortasındaki kara deliği doldurmaya.

Ağlamak istersin. Gülünecek onca durum, seni üzecek hiçbir şey yokken;  an gelir ağlamak istersin.

Bazen sadece özlersin.

Bazen sadece birine sarılmak…

An gelir sırf yağmur yağsın istersin. Yağmur… Yalnızlık; bazen huzur verir, bazense boğazının en ortasında koca bir  yumru.

An gelir sadece  yazmak istersin. Sonunu, ucunu düşünmeden. Güzel mi değil mi önemsemeden.

Bazen sadece aynı şarkıyı dinlemek. Defalarca, bıkmadan...

An gelir görünmez olmak istersin. Bütün sorumluluklardan kaçmak. Belki onun yanında olmak.

 Bazen sadece uyumak istersin. Saatlerce yalnızca kendi dünyanın içinde var olmak…

Bazense sadece ne istediğini bilmezsin.

“İstemek” biz insanları açgözlü yaratıklara çeviren bu sözün kökü nereden geliyor acaba? Bu gece ben yukarıdakilerin toplamından ibaretim. Toplama mı çıkarma mı bu merak ettim aslında. Her neyse matematiğim hiç iyi olmadı zaten. Ben; “yok”um belki. Belki yok olmak istiyorum. Ben sana; benimkinden daha iyi bir gece diliyorum. Yine gel...


Dipnot: Yazar başlığı "Ergen Tribi" olarak değiştirmeyi planlıyor..

4 yorum:

  1. şuan çay iyi gelebilir aslında sana.

    YanıtlaSil
  2. Çay her zaman iyi gelebilir bana :) Teşekkürler

    YanıtlaSil
  3. "An gelir Attila İlhan ölür"

    YanıtlaSil
  4. Hiç düşünmemişim hatırlatman hoş olmuş teşekkürler :)

    YanıtlaSil