25 Şubat 2018 Pazar

Dile Kolay

Anı biriktiriyoruz
Sizi bilmem ama benimkiler kum yığını gibi duruyor
Özlenen ve parlak taneleri de var
Taştan olanları da 
Bazen, ellerimi içine daldırıp dokunmak istiyorum...

4 Şubat 2018 Pazar

İz

Hayatına giren insanların, hayatından çıkabildiklerini de gördükçe büyüyormuş insan…
Annen ve babanla beraberken sanki sonsuza kadar hep birlikte olacağınızı sanıyorsun. 
Senin hayatına dokunduysa bir insan, ondan asla kopulmaz sanıyorsun…
Sonra ölümle tanışıyorsun… Mutlak kopuşla… 
Zaman doluyor hayatına. 
Artık her yeni insan meğer o kadar gitmeye hazır geliyormuş işte.

2 Şubat 2018 Cuma

S'es

Sigaramın kızıllıklarını izliyorum karanlıkta…
Katıydı bedeni
Sıcaklığını hissediyordum yanı başımda
Güçlü…
Ve sessiz..
Sigarasını yakışını seyrediyorum
Kaşları çatık..
Yan yana ve kilometrelerce uzak…
Sözcüklere dönüşse düşünceler, olduğundan daha küçük kalacaktı biliyorum
Sustuk…
Sessiz ve yan yana…
Gözyaşlarım süzülmüş ne bileyim…
Sildi…
Zarif bir duman süzülüyordu havada
“Sessizliği paylaşmak” diye düşünüyorum...
Birlikte, bambaşka yerlerde olsak da
"İyi ki buradasın" diye düşünüyorum..Sarıldık…
Ben uyudum
O gitti…
Teşekkür ederim…
Karanlık buluşmaya da böylesi yakışırdı değil mi?

Dedi Adam

    Senin yazman, huysuzluklar-fırtınalar konusunu düşünmeme neden oldu. Niçindi o huysuzluklar? Nedendi o fırtınalar?

    Sanıyorum birbirimizi daha çok, daha bol, daha doyasıya istediğimiz halde bunu elde edememekten. O güzelim sevişmelerden sonra kalkıp sokaklara çıkmak.. Beraber uyuyamadan, uyku kokusunu alamadan ayrılmak... Konuşacak, paylaşacak o kadar şey varken bunu yapamamak...

    Ve sanıyorum sevişmelerimizin öylesine hırslı, doyumsuz olmasının nedeni de aynıydı.