31 Aralık 2019 Salı

Duygu

İnsanlar duyguları yokmuş gibi davranıp
Senin duygularını incitmeyi hak görüyorlar
Yüzlerine bağırmak istiyorum bazen
"Canım yanıyor! Kalpsiz misin?!"
Ama korktuğum şey
Gerçekten duygularının olmayışıyla karşılaşırsam?
Bu mümkün mü?
Gittikçe nasır mı tutar duygular?
Bence sadece kendilerine karşı korkaklar
Lütfen ben hep böyle yoğun duygu dolu olayım
İncinmekten korkmuyorum hayır
İncitmekten korkar kalayım...

28 Aralık 2019 Cumartesi

Öz

"Seni özlüyorum. Göğsüme sokuluşunu, beni sevmeni, seni sevmemi sevmeni."

Seni özlüyorum. Göğsüne sokulmayı, seni sevmeyi, beni sevmeni sevmeyi...

25 Aralık 2019 Çarşamba

1+0 Sonsuz Edermiş

Evimi çok seviyorum.
Sanki ruhu var! Azcık dağınıklık olsa huysuzlaşıyor.
Sanki prenses! Rengiyle haliyle ilgi istiyor.
Evimi seviyorum.
Uzun yıllardır ilk kez yalnız yaşıyorum.
Sanki bir odada evcilik oynuyorum.
Bir gün bu evi özleyeceğim biliyorum...
Buruk hissettiriyor artık hiçbir şeyin kalıcı olmadığını bilmek.
Bu tatlı kız benim.. Evim güzel evim!

24 Ekim 2019 Perşembe

Kayboldum

Kendimi boşlukta hissediyorum
Hani
 havadayım ama aşağıya da düşemiyorum
Asılıp kalmışım
Nereye gideceğimi de unutmuşum

13 Ekim 2019 Pazar

Ay'a Bak

Güneşe bakmak nasıl tehlikeli
kör ediyorsa insanı
Ay da o kadar nazar arsızı olmalı

21 Ağustos 2019 Çarşamba

Diken

Uzanmış usulca sırtımı okşuyordu
"Huysuz biriyim ben" dedi
"Benim gibi huysuz birine nasıl katlanıyorsun?"
Sokulup kıkırdadım önce
Kulağıma "Bu seni daha da değerli kılıyor" diye fısıldadı
Gözlerine baktım
"Hayır" dedim "Sen bana başka adamsın"
"Sen beni törpülenmemiş köşelerinden koruyup saklıyorsun..."
Göğsüne gömülüp yüzümü saklamıştım artık
"Evet biliyorum zor bir adamsın,
Ama ben senden daha hırçın, daha katlanması güç bir haldeyim,
Sivri yanlarım hangi köşede kendim bile bilemiyorum..."
Gözlerimi yumdum, okşayışı durdu o an
"İşte gene yaptın!!" dedi aniden
Nefesimi tutup bekledim
"Seni sevmemek mümkün mü?" deyiverdi
Artık dudaklarına yapışmalıydım 

9 Temmuz 2019 Salı

26 Haziran 2019 Çarşamba

1 Haziran 2019 Cumartesi

Kadın

İçim,  kimi kabul ettiğini biliyor
O insanlara karşı ayrı bi hassasiyet ve özlem duyuyor
Erkeklerimin isimleri ondan bu kadar anılıyor

30 Mayıs 2019 Perşembe

Gülümsedim

Olumsuzluğa kapıldığımda
"Seni sana çok iyi anlatıp ezberletmem lâzım"
Dedi kıymetli hissettiren adam...

29 Mayıs 2019 Çarşamba

Yakamoz

Benim ruhum parlak
Ve bence sen karanlık bir deniz gibisin...
Sana katılıp yakamozlar oluşturmalıyım

27 Mayıs 2019 Pazartesi

Hiç Adam

Herkesi toplasan bir insan etmiyor
Çevremdeki kuruş kuruş ilgileri toplayıp
Bir lira yapmaya çalışıyorum
yetmiyor...

1 Mayıs 2019 Çarşamba

Altın

Üzmesinler diye kalkanlar giymek istemiyorum
Hissizleşmek istemiyorum...
Yaralarıma ben de altın yaldızlar sürebilir miyim?

2 Nisan 2019 Salı

Dönem

Kaçak yaşıyorum kendimden
Yapmam gerekenlerden
Hislerimden...

Geçecek...
Kendime döneceğim
Biliyorum halledeceğim

8 Mart 2019 Cuma

Kanatlar

İnsanların kanatları olsaydı
Kendi kanatlarıyla bir yerden bir yere gitmek onlara zor gelirdi.
Zenginler yine arabalara binerdi.
Fakirler bir gün kanatlarını kullanmak zorunda olmadığı günü düşlerdi...

Sırf zevk için uçmaya cesaret edenler...
Toplum dışına itilirler
Çark böyle dönmeye devam ederdi.

İstanbul

      İstanbul'u seviyorum. Öğrenci hayatımın her macerasını burada geçiyorum. Öğrenciden beklenmeyecek maceraları da... Çokça insanın şikayetinin aksine ben kalabalığı, insanları seviyorum. 

      Kendimi en keyifsiz hissettiğim bir günde İstiklal Caddesinde yürüdüğümü anımsıyorum. Beyoğlu sinemasında öğlen matinelerinden en yakını hangisi ise ona gitme niyetindeyim. O gün hiç kimse ile konuşmamışım. Başka Sinema'ya tek başına gitme adetini de ikinci sınıfta edindim zaten... İkinci sınıf uzun soluklu ilişkimin bittiği,  kendimi yeniden keşfettiğim zamanlarım... Her neyse keyifsiz ve yalnız hissederek yürüyorum caddeyi fakat çevresinde iletişime her zaman açık ve güler yüzlü Gizem'i durdurmaları çok geç olmuyor. Bir çift kadın gülümseyerek fotoğraflarını çekmemi rica ediyor benden. Memnuniyetle kabul ediyor ve okuduğum bölüme göz kırpan(!) bir  kaç fotoğraf çekiyorum. İnanın o dialog ve gülümseyişlerden sonra günümün mutsuz devam etmesi mümkün değildi...  Günün mutsuzluğu iletişim eksikliğiymiş meğer...

      İnsanlarla canlanan biri olarak bu şehri nasıl sevmem? Belki klişe ama Kabataş'tan Beşiktaş'a yürümeye bayılıyorum. Ve elbette vapura binmeye! Özellikle iç kısımda oturmalıyım çünkü canlı müzikleri dinlemekten keyif alıyorum. Eğer söyleyenler paylaşıyorsa İnstagram hesaplarını mutlaka kurcalıyorum. Müziğin insana eşlik edişi büyülü bir şey bence.

      2015'ten beri bu şehirde yaşıyorum. 
     İstanbul'u seviyorum. Burada özgür, burada kendim gibi hissediyorum. Belki bu aileden uzak olmakla ilişkilendirilebilir, birey olmak olabilir bilmiyorum. Ama sırf kendim için, ben istiyorum diye bir şey yapabilmekle gurur duyuyorum.
Biliyor musunuz iş çıkış saatlerinde metrobüste bile güzel şeyler oluyor! Metrobüse kendimi en sonunda zar zor  sıkıştırıyorum. Yolculuk ablama...  Etrafım kocaman montlarda dolu ve uzanacak hiçbir şey yok! Benim boyum 1.63 ve o an kendimi çocuk gibi hissediyorum... Karşımda sanıyorum kırmızı kaşkolu olan bir kız -belki benden sadece birkaç yaş büyük -elini yumruk yapıp kolunu sağlamca bana uzatıyor "Tutun bana!". Sağolsun...

     Ah bu hikaye bana başka bir otobüs yolculuğumu anımsatıyor. Vezneciler otobüsüne biniyorum. Akbilimde para yokmuş ve sırt çantam, çapraz çantasında ağır bilgisayarım ellerimde poşetler... Ayaklı vestiyerden halliceyim. Bir genç benim yerime akbile basıyor ve paramı almamakta direniyor. Teşekkürler ederek bir koltuğa oturuyorum. Bir iki durak sonra bir kadın çocuğuyla biniyor ve o da akbile basamıyor. Onun yerine de bir başkası akbile basarak ısrarlara rağmen parayı geri almıyor... Demek ki diyorum içimden bu otobüsün yolcusu bir başka! Bir dede geliyor yanı başıma. Mavi ceketli, havalı da. Yer vermek için eşyalarımı toplamaya başlıyorum "Buyrun". Adam bana bakıyor " Yok ben hemen ineceğim" diyor gülümseyerek. Ve ben dedenin karizmatik ve daha da havalı olduğunu düşünüyorum... Arkalara doğru yürüyor ve yolculuk sürmeye devam ediyor. En az yarım saat-kırk dakika kadar sonra otobüsten inen birine gözüm ilişiyor. Mavi ceketli benim dede... Başımdan kaynar sular akıyor diyebilirim... Benim için, eşyalarım için beni kaldırmamış yerimden... Ve o karizmatik bulduğum dedenin topalladığını fark ediyorum, kıyafetinin sandığım kadar janti olmadığına şahit oluyorum. Zihnim bir an için, onu ayakta bırakabilmem için beni kandırmış... Beni eşya yüklerimden koruyan kahraman dede! 39Y hattının yeri başkadır artık gözümde.

     Ne diyordum? Evet İstanbul'u seviyorum. Ve bu sevgim her gün olmayan tatlı süprizlerden dolayı değil elbette. Gerek okulumun merkezi konumu gerek ablamların bu şehirde yaşaması hayatımı zorlaştıracak faktörleri ortadan kaldırıyor. Öğrencilik bir yana ablamların İstanbul'da yaşaması benim için lüksün kapısını aralıyor, başka yönleriyle de İstanbul'u tatmamı sağlıyor. Onlarla birlikte Cihangir'de bir meyhanede ya da Yunan tavernasında eğlenebiliyorum. Bunlar öğrenci olarak altından kalkamayacağım şeyler iken bir aile olarak çok keyifli bir aktiviteye dönüşüyor. 
Beylerbeyinde Türk Kahvesi içtiğim de oldu, sinema filmi setinde Zekeriyaköy Ormanda sabahladığım da... Halkalı'da evim var, bu sene Bostancı'da yaşıyorum mesela... 

     İstanbul'u tadıyorum...
     Bu tadı seviyorum...

27 Ocak 2019 Pazar

Ben

İçimde hikayeler saklıyorum...
Herkesin hikayesi biricik
Hayatıma çok şey dokundu
Çok şeyin izi kaldı
Özlüyorum...
Geri istemiyorum ama izlerin silinmesine razı değilim

Sevişmeyi seviyorum
Tatmayı, yaşamayı seviyorum
Duyguları, aşkı, hikayeleri, sözleri, anları, anıları seviyorum
Sevmeyi seviyorum
Yazmayı seviyorum

Hikayelerimi yazmak istiyorum
İstiyorum...
Hep bir yerlere savrulmak istiyorum
İnsanları etkilemek istiyorum
Birikmek istiyorum
Kendi kendime yığıla yığıla büyümek istiyorum
Doymadan bilgiyi içmek istiyorum
Bilgi yaratmak istiyorum
Görmek, göstermek istiyorum
Olgun olup genç kalmak istiyorum
Ben, ben olmak istiyorum
Beni bulmak istiyorum

Ben tek bir şey değilim öyle "çok"um ki göstermeye yetemiyorum
Sözler mi imgeler mi yeter anlatmaya bilmiyorum 
"Beni" bugün anlatamazken yarın kendimi daha da büyütmek, 
karmaşık halde görmek istiyorum
İleriye gitmek değil her alana genişlemek istiyorum 
Taşmak istiyorum!

Yoğunluğuna yaşıyorum hayatı
Yoğunluğuna kendimi bırakıyorum
Başka hikayeleri de kendime katmak istiyorum
Çok öğrenmek istiyorum

Seni de kendime katmalıyım
Hikayenle, tecrübelerinle, bildiklerinle, bilmediklerinde
Tenime, zihnime, her yerime
Gel katıl lütfen sen de
Sen de ve sen de
Ah herkes!
Çok şükür...
Çok şükür çok mutluyum!
Çok şükür çok seviyorum

7 Ocak 2019 Pazartesi

Tiktak

Zamana karşı yarışırken zamanın dışında yolculuklardayım...
Tanpınar dizeleri fısıldanıyor kulaklarıma